Günümüzde çocuklarda depresyon, kaygı bozukluğu ve duygu durum dengesizlikleri gibi rahatsızlıkların hızla arttığına dikkat çeken Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Neriman Kilit, bu durumun arkasında yatan çevresel faktörleri sıraladı. Özellikle sosyal medyayı da içine alan mükemmeliyetçilik akımlarının çocukları olumsuz etkilediğini vurgulayan Kilit, ailelerin aşırı beklentilerinin depresyonu tetiklediğini belirtti.
Dijital Dünyada Yalnızlaşan Çocuklar
Dr. Öğr. Üyesi Kilit, çocukların artık akranlarıyla dışarıda vakit geçirmek yerine zamanlarının çoğunu dijital dünyada, tek başlarına geçirdiklerini ifade etti. Bu durumun gerçek sosyal bağların zayıflamasına neden olduğunu söyleyen Kilit, “Sosyal medyayı da içine alan mükemmeliyetçilik akımları, çocukları olumsuz etkiliyor” dedi. Ayrıca, uyaran fazlalığının çevresel faktörlerin başında geldiğini kaydetti.
Aile Baskısı ve Eğitim Sistemi Depresyonu Tetikliyor
Aile içi huzursuzluklar, çatışmalar ve özellikle ebeveynlerin aşırı mükemmeliyetçi beklentileri çocukları büyük bir baskı altına sokuyor. Kilit, “Çocuk, ailenin koyduğu çıtaya ulaşamadığını hissettiğinde yetersizlik duygusu geliştiriyor ve bu da depresyonu tetikliyor” uyarısında bulundu. Akademik başarının da depresyonla yakından ilgili olduğunu belirten uzman, eğitim sistemindeki yoğun rekabet ve sınav odaklı yaşamın çocukların oyun ve dinlenme zamanını elinden aldığını vurguladı. Sürekli bir yarış içinde olmak, kronik stres ve tükenmişlik yaratarak depresyona zemin hazırlıyor.
Pandemi Sonrası Artan Riskler
Pandemi dönemiyle birlikte çocukların rutinlerinin bozulduğunu ve belirsizliğin arttığını ifade eden Kilit, bu süreçte yaşanan hareketsizlik ve uyku düzenindeki bozulmaların biyolojik olarak da depresyon riskini artırdığını söyledi. Ayrıca, çocukların hem dış görünüş hem de yaşam tarzı açısından giderek tek tip bir görünüme zorlandığına dikkat çekti. Kız çocuklarının aşırı zayıf ve benzer yüz hatlarına sahip olma baskısıyla, erkek çocuklarının ise kaslı olma baskısıyla karşı karşıya kaldığını belirtti.
Sağlıklı Özgüven İçin Doğru Rehberlik Şart
Çocukların sosyal medyaya yönelmesinin en büyük nedenlerinden birinin oyun alanlarının kısıtlanması olduğunu belirten Kilit, “Oyun için ayrılması gereken zamanın azalması ve çocuklara sorumluluk konusunda aşırı beklenti yüklenmesi, onları farklı arayışlara yönlendiriyor” dedi. ‘Çocuğun her istediğini yaparsak özgüveni artar’ düşüncesinin doğru olmadığının altını çizen Kilit, sınırları olmayan, hak kavramını öğrenmemiş çocukların ya düşük özgüvenli ya da kendini aşırı üstün gören bireyler haline geldiğini vurguladı. Sağlıklı özgüvenin, sınırlarla ve doğru rehberlikle geliştiğini ifade etti.
Doğru Ceza Yöntemi: Hak Mahrumiyeti
Uzman, çocuklara verilen cezaların üç günden fazla olmaması gerektiğini belirterek, “Özellikle küçük çocuklar uzun süreli cezaların nedenini kavrayamaz ve hatırlamaz. Davranışı sönümlendirmek için uygulanması gereken doğru ceza yöntemi, hak mahrumiyetidir” dedi. Tıpkı yetişkin yaşamında olduğu gibi, çocuklara da yaptıkları davranışın doğal sonucu olarak hak kaybı uygulanması gerektiğini ve bu durumun şiddet veya bağırma olmadan net bir şekilde açıklanması gerektiğini sözlerine ekledi.
Kaynak: Beyaz Haber Ajansı