5 Mayıs Dünya El Hijyeni Günü kapsamında Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri tarafından düzenlenen etkinlikte, enfeksiyon uzmanları el yıkamanın hayati önemine dikkat çekti. Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, günlük hayatta el yıkamanın birçok enfeksiyonu önlemede etkili olduğunu ancak bunun için yalnızca su ve sabun kullanmanın yeterli olmadığını vurguladı. Doğru tekniğin, ellerin her noktasını yeterli süre boyunca ovalamayı gerektirdiğini belirtti.
El Hijyeni: En Etkili ve En Ucuz Önlem
Etkinlikte konuşan Sönmezoğlu, enfeksiyon kontrol önlemleri arasında el yıkamanın en etkili, en ucuz ve en kolay uygulanabilir yöntem olduğunu ifade etti. “El hijyeni hayat kurtarır” diyen uzman, sağlık hizmetleri sırasında enfeksiyon bulaşının ciddi bir sorun olduğunu ve bunu önlemek için hastanelerin altyapı düzenlemeleri, yeterli çalışan sayısı ve enfeksiyon kontrol önlemlerinin uygulanması gerektiğini söyledi. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2009 yılından bu yana her yıl Dünya El Hijyeni Günü’nü kutladığını hatırlattı.
Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi ve Kozyatağı Hastanesi’nde eş zamanlı düzenlenen etkinlikte, “Harekete geçmek hayat kurtarır”, “Temiz eller, güçlü bakım, güvenli yarınlar” ve “20 saniye” mesajlarıyla el hijyeninin önemi vurgulandı. Katılımcıların el temizliği, GlowBox cihazı ile UV ışıkları altında kontrol edilerek yetersiz yıkanan bölgeler görsel olarak gösterildi.
Eller: Mikroorganizmaların Ana Taşıyıcısı
Sönmezoğlu, mikroorganizmaların vücuda en kolay ağız ve solunum yoluyla girdiğini, bu yollara bulaşmanın ise en çok eller aracılığıyla gerçekleştiğini belirtti. “Eller, başkalarına ve yüzeylere dokunarak birçok mikroorganizmayı toplar ve ağzımıza ya da başkalarına kolayca bulaştırır” dedi. Bu nedenle el yıkamanın tüm enfeksiyonların önlenmesinde en iyi yol olduğunu vurguladı.
Doğru el yıkama süresinin en az 30 saniye olması gerektiğini ifade eden Sönmezoğlu, ellerin su ve sabunla ıslatıldıktan sonra parmak araları, avuç içleri, el sırtı ve özellikle başparmağın 30 saniye ovalanması, ardından bol suyla durulanıp kurulanması gerektiğini söyledi.
Toplu Alanlarda Risk Artıyor
Toplu taşıma, alışveriş merkezleri gibi kalabalık ortamların mikroorganizmaların yoğunlaştığı alanlar olduğunu belirten Sönmezoğlu, buralarda bulunduktan sonra el hijyeninin sağlanmasının kritik olduğunu ifade etti. “Hemen su ve sabuna ulaşamayabiliriz, ancak cepte taşınan küçük el antiseptikleri bu konuda yardımcı olur” dedi.
Bağışıklık sistemi zayıf bireyler için de el hijyeninin aynı derecede önemli olduğunu vurgulayan Sönmezoğlu, “Mikroorganizmalarla ne kadar az karşılaşırsak o kadar az hastalanırız. Bu nedenle sağlıklı kişiler kadar hastalar da el hijyenine dikkat etmelidir” şeklinde konuştu.
Pandemi ve Gelecek İçin Öneriler
Pandemi sürecinin el hijyeni bilincini artırdığını belirten Sönmezoğlu, insanların el yıkamayı ve antiseptik kullanmayı öğrendiğini söyledi. Sağlık bakımına bağlı enfeksiyonların hastanede yatış sürelerini uzatabildiğine ve ölümlere yol açabildiğine dikkat çekti. “Hastalar, kendilerine dokunan sağlık çalışanlarının ellerini yıkayıp yıkamadığını sorgulayabilir” diyen uzman, çocuklara erken yaşta el hijyeni alışkanlığının kazandırılması gerektiğini vurguladı. “Çocuklar mikroorganizmaları göremedikleri için inanmazlar, bu nedenle onlara oyunla ve görsel araçlarla öğretmek önemlidir” ifadelerini kullandı.
Kaynak: Beyaz Haber Ajansı