Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Amasya Uluslararası Atatürk Kültür ve Sanat Festivali kapsamında düzenlenen bir söyleşide çarpıcı bir benzetme yaptı. Tarhan, “Amasya ABD’nin elinde olsa Paris gibi turizm merkezi olurdu” ifadelerini kullanarak şehrin turizm potansiyeline vurgu yaptı. Söyleşiye Amasya Valisi Önder Bakan, milletvekilleri ve protokol üyeleri katıldı.
Amasya’nın Ruhu ve Kimliği
Tarhan, konuşmasına Amasya’nın Anadolu irfanının somutlaşmış hali olduğunu belirterek başladı. “Amasya deyince gelmemek mümkün değil. Çünkü Amasya Anadolu irfanının ete kemiğe bürünmüş yeri” diyen Tarhan, şehrin şehzadeler şehri olarak bilindiğini ve burada duyguları söze dökmenin zor olduğunu ifade etti. Söyleşide şehirlerin insan ruhuna etkisinden aile yapısına, dijital tehditlerden psikolojik dayanıklılığa kadar geniş bir yelpazede değerlendirmeler yapıldı.
Şehirlerin insan üzerinde kalıcı izler bıraktığını vurgulayan Tarhan, “Her şehrin bir kimliği, bir ruhu vardır. Amasya’nın da bir ruhu var. Bu ruh, tüm savrulmalara ve modernizmin zorluklarına rağmen hâlâ canlı” dedi. Çocukluk anılarının ve yaşanmışlıkların insanı kökleştirdiğini belirten Tarhan, aidiyet duygusunun güçlenmesi için duygusal bağların önemine dikkat çekti.
Mahalle Kültürü ve Psikolojik Dayanıklılık
Prof. Dr. Tarhan, çocukluk deneyimlerinin psikolojik yapıda belirleyici olduğunu söyledi. “Bir şehirde yaşanan deneyimler, insanın gelişen ruhuna ekilen tohumlar gibidir. İnsan önce annesinden ve babasından öğrenir; ardından mahalleden, komşuluk ilişkilerinden ve şehrin kültüründen beslenir” diye konuştu. Anadolu’nun güçlü mahalle kültürünün, zorluklarla baş etmede önemli bir destek sunduğunu ve dayanışma duygusunun yalnızlığı önlediğini vurguladı.
Birleşmiş Milletler raporlarına atıfta bulunan Tarhan, yalnızlığın gelir eşitsizliği ve iklim krizi gibi küresel bir tehdit haline geldiğini belirtti. “Anadolu kültürünün en güçlü yönlerinden biri, yalnızlığa karşı geliştirdiği dostluk ve dayanışma anlayışıdır” ifadelerini kullandı.
Modernleşme Betonlaşma Değildir
Tarhan, şehirlerin kimliğini korumasının önemine işaret ederek, betonlaşmanın sınırlı olduğu yerlerde şehir kimliğinin daha güçlü geliştiğini söyledi. “Amasya, Manisa ve Eyüp Sultan gibi tarihî ve manevi değeri yüksek şehirler, ortak hafızamızın sembolleridir” diyen Tarhan, modernleşmenin yalnızca betonlaşma olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın koruma çalışmalarının bu bağlamda önemli olduğunu belirtti.
Gençlerin dijital bağımlılık, yalnızlık ve madde bağımlılığı gibi risklerle karşı karşıya olduğuna dikkat çeken Tarhan, psikolojik sağlamlığın öneminin arttığını söyledi. Gençlik ve Spor Bakanlığı’na psikolojik dayanıklılık temelli bir proje sunduklarını belirten Tarhan, “Teknoloji hayatımıza hız kazandırdı ama yön verecek olan insani değerlerdir” dedi.
Son olarak Tarhan, Amasya’nın turizm potansiyeline dikkat çekerek, tarihi ve kültürel zenginliklerin korunması halinde şehrin dünya çapında bir cazibe merkezi haline gelebileceğini ifade etti. Amasya’nın taşıdığı sembolik değerin gelecek nesillere aktarılması gerektiğini vurguladı.
Kaynak: Beyaz Haber Ajansı