İnsan beyni, sosyal bağları güçlendiren kimyasal bir ödül sistemiyle çalışıyor. Prof. Dr. Tayfun Doğan, Üsküdar Üniversitesi’nde düzenlenen bir seminerde, günde en az üç kez sarılmanın oksitosin hormonunu tetikleyerek stresi azalttığını ve bağışıklığı güçlendirdiğini açıkladı. Peki, bu basit eylem neden bu kadar etkili?
Eş Zamanlılık ve Oksitosin: Beynin Ödül Mekanizması
Seminerde, iki kişinin birlikte hareket etmesinin beyinde güçlü etkiler yarattığı vurgulandı. Prof. Dr. Doğan, “Birlikte nefes alıp vermek, jest ve mimiklerin benzemesi, konuşma ritimlerinin ve hatta kalp atışlarının birbirine yaklaşması kişiler arasında güçlü bir bağ oluşturur” dedi. Bu uyum, beyinde oksitosin salgılanmasını tetikliyor. Oksitosin ise halk arasında “sevgi hormonu” olarak biliniyor ve stres hormonu kortizolün salınımını azaltıyor. Böylece güven artıyor, çatışmalar azalıyor.
Günlük hayatta oksitosini artırmanın yolları oldukça basit: 20 saniyeyi aşan sarılmalar, birlikte yürümek, şarkı söylemek, dans etmek veya aynı tempoda yemek yapmak. Prof. Dr. Doğan, “Toplu ibadetler, iftar sofraları, birlikte film ya da maç izlemek de aynı mekanizmayı destekliyor” diye ekledi.
Beynin Alarm Sistemi Nasıl Sakinleşiyor?
Oksitosin, beynin amigdala bölgesine doğrudan etki ediyor. Amigdala, beynin erken uyarı ve alarm sistemi olarak çalışıyor. Prof. Dr. Doğan, “Amigdala tehlike sezdiğinde kaygılanırız ve stres hormonları harekete geçer. Ancak oksitosin, amigdalaya ‘her şey yolunda, güvendesin’ mesajı verir. Böylece kaygı ve stres daha ortaya çıkmadan önlenmiş olur” şeklinde konuştu. Bu mekanizma, iş görüşmelerinden aile ilişkilerine kadar her alanda etkili.
Özellikle iş görüşmelerinde beden dili uyumu, karşı tarafın güvenini kazanmada kritik rol oynuyor. Prof. Dr. Doğan, “Terapist-danışan ilişkisinde senkronizasyon, başarının en önemli unsurlarından biridir” dedi.
Yalnızlık Doğamıza Aykırı: Fizyolojik Etkiler
Yalnızlık, vücutta fiziksel bir saldırıya uğramış gibi kortizol salgılanmasına neden oluyor. Cacioppo’nun çalışmasına atıfta bulunan Prof. Dr. Doğan, yalnızlık hisseden insanların bağışıklık sisteminin zayıfladığını ve uyku düzeninin bozulduğunu belirtti. “Beyin sürekli tehlike varmış gibi çalışır” diyen Doğan, sosyal bağların kimyasal bir ilaç olduğunu vurguladı.
Hayvan deneylerinden örnekler veren Prof. Dr. Doğan, felç edilen farelerde sosyal ortamda bulunanların çok daha hızlı iyileştiğini, izole edilenlerde ise iyileşmenin neredeyse olmadığını söyledi. “Sosyal bağ aslında kimyasal bir ilaçtır” diyen Doğan, doğal yollarla oksitosin salgılamanın önemine dikkat çekti.
Sonuç olarak, insanın sosyal bir varlık olduğu gerçeği, günlük hayatta basit ama etkili eylemlerle desteklenebilir. Günde en az üç kez sarılmak, sadece duygusal değil, fizyolojik sağlığımızı da koruyor.
Kaynak: Beyaz Haber Ajansı