Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan Nisan 2026 dönemi Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) verileri, üretici fiyatlarındaki yükselişin sürdüğünü ortaya koydu. Endeks, geçen yılın aynı ayına kıyasla %28,59 artış gösterirken, aylık bazda ise yüzde 3,17 oranında yükseldi. Yılbaşından bu yana yaşanan toplam artış %10,99 olarak hesaplanırken, on iki aylık ortalamalara göre değişim ise %26,48 düzeyinde gerçekleşti.
Sektörel Bazda Yıllık Artışlar
Sanayinin dört ana sektörü içinde en çarpıcı yıllık fiyat artışı %40,42 ile madencilik ve taş ocakçılığı sektöründe kaydedildi. Bu sektörü sırasıyla su temini (%38,26), imalat sanayi (%30,36) ve elektrik, gaz üretimi ile dağıtımı (%7,19) izledi. Özellikle madencilikteki bu yüksek oran, hammadde fiyatlarındaki küresel baskıyı yansıtıyor.
Ana Sanayi Gruplarında Fiyat Hareketleri
Ana sanayi grupları incelendiğinde, yıllık bazda en fazla fiyat artışı %33,15 ile enerji grubunda görüldü. Onu sırasıyla dayanıksız tüketim malları (%31,57), dayanıklı tüketim malları (%29,75), ara malları (%26,49) ve sermaye malları (%24,70) takip etti. Bu veriler, üretim maliyetlerindeki artışın tüm gruplara yayıldığını ancak enerji ve temel tüketim ürünlerinde daha belirgin olduğunu gösteriyor.
Aylık değişimlerde de benzer bir tablo ortaya çıktı. Madencilik ve taş ocakçılığı aylık bazda %9,84 ile en yüksek artışı kaydederken, imalat sanayi %3,59, su temini ise %2,02 yükseldi. Buna karşılık elektrik ve gaz üretimi ile dağıtımı sektöründe %4,96 oranında düşüş yaşandı. Ana sanayi gruplarında aylık en yüksek artış enerjide (%4,84) gerçekleşirken, ara malları (%3,62), dayanıksız tüketim malları (%2,48), dayanıklı tüketim malları (%2,17) ve sermaye mallarında (%1,67) daha sınırlı artışlar gözlendi.
Ekonomik Yansımalar ve Beklentiler
Yİ-ÜFE’deki bu yükseliş, özellikle üretim maliyetlerindeki artışın tüketici fiyatlarına yansıması açısından izleniyor. Madencilik ve enerji kalemlerindeki güçlü artış, ithal girdi bağımlılığı ve döviz kuru hareketleriyle ilişkilendiriliyor. Analistler, önümüzdeki aylarda enflasyon görünümü açısından üretici fiyatlarının belirleyici olmaya devam edeceğini vurguluyor.
Öte yandan, elektrik ve gaz üretimindeki aylık düşüş, enerji fiyatlarında bir miktar gevşeme sinyali verse de, yıllık bazdaki yüksek seviyeler enerji maliyetlerinin halen baskı yarattığını ortaya koyuyor. TÜİK verileri, ekonominin arz yönlü fiyat baskılarıyla karşı karşıya olduğunu teyit ediyor.
Kaynak: PİHA