Prof. Dr. Nesrin Dilbaz: Bağımlılık Tedavisinde Erken Müdahale Hayati Önem Taşıyor

Prof. Dr. Nesrin Dilbaz: Bağımlılık Tedavisinde Erken Müdahale Hayati Önem Taşıyor

Bağımlılık, beyindeki ödül sistemini etkileyerek kontrol mekanizmalarını zayıflatan ve bireyin yaşamını olumsuz yönde etkileyen karmaşık bir hastalıktır. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, bağımlılığın gelişim süreci, kumar bağımlılığındaki artış ve modern tedavi yöntemleri hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Özellikle ilk maruziyet anında başlayan bu sürecin, zamanında müdahale edilmediğinde geri dönüşü zor sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.

Bağımlılık Süreci: İlk Temas Anında Başlıyor

Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, bağımlılığın madde veya davranış kaynaklı olarak ortaya çıktığını ve beynin ödül sisteminde maladaptif değişikliklere yol açtığını belirtti. “İlk maruz kalındığı anda bağımlılık süreci başlar ve bu süreç, özellikle beynin ödül sistemi üzerindeki etkileriyle ilerler” diyen Dilbaz, ödül sistemi aktivasyonu ile birlikte beyindeki kontrol mekanizmalarının zayıfladığını ifade etti. Bağımlılık belirtileri arasında artan kullanım miktarı, kesme girişimlerinde yoğun istek ve yoksunluk belirtileri, yasal sorunlar ile sosyal ve iş hayatında olumsuz etkiler yer alıyor. Bireyler, çevrelerinden gelen uyarılara rağmen kullanmaya devam edebiliyor ve zarar görmelerine karşın bırakmakta güçlük çekiyor.

Kumar Bağımlılığında Değişen Demografi: Gençler Risk Altında

Kumar bağımlılığını, bireyin kontrolünü kaybederek aşırı ve obsesif biçimde kumar oynama eğilimi olarak tanımlayan Dilbaz, son yıllarda bu alanda önemli demografik değişimler yaşandığına dikkat çekti. Geçmişte at yarışları gibi fiziksel ortamlarda gerçekleşen kumar etkinlikleri yaygınken, günümüzde sanal kumar sitelerine erişimin kolaylaşması özellikle genç ve genç yetişkinler arasında kumar alışkanlığını artırdı. Teknolojik gelişmeler ve sanal platformların yaygınlaşması bu artışta kritik rol oynuyor. Dilbaz, “Kumar bağımlılığı özellikle üniversite öğrencileri ve yeni mezun genç yetişkinler arasında daha sık görülüyor. Bu grupta erkek bireylerin oranı daha yüksek. Bireyler genellikle hızlı para kazanma arzusu ile internet üzerinden erişilen sanal kumar oyunlarına yöneliyor. Bu süreçte internet bağımlılığı ile sanal kumar bağımlılığı iç içe geçebiliyor” şeklinde konuştu. Genç yetişkinlerin spor müsabakalarına ilişkin verileri analiz ederek kazanma ihtimallerini artırabileceklerine inandıklarını, ancak zamanla ciddi finansal kayıplar yaşadıklarını belirtti. “Bu sefer kazanacağım” düşüncesinin beyindeki ödül sistemini aktive ederek davranışı pekiştirdiğini, prefrontal korteksin yeterince etkin çalışmamasının da risk alma davranışını artırarak bağımlılığı güçlendirdiğini ekledi.

Erken Müdahale Neden Bu Kadar Önemli?

Prof. Dr. Dilbaz, bağımlılık tedavisinde zamanında müdahalenin büyük önem taşıdığını vurguladı. Hastaların genellikle bağımlılıklarını kontrol edebileceklerine inandıklarını ifade eden Dilbaz, “Bağımlılığı tanımlarken yalnızca kullanım sıklığı değil, aynı zamanda miktarı da dikkate alınmalı” dedi. Tedavi sürecinde özelleşmiş merkezlere başvurulması ve uzman sağlık çalışanları tarafından bireyselleştirilmiş tedavi yöntemlerinin uygulanması gerektiğini kaydetti. Bağımlılık bir kez geliştikten sonra bırakma sürecinin zorlaştığını ve başarı oranlarının düştüğünü belirten Dilbaz, “Bağımlılık, ödül pekiştiren bir davranış örüntüsüdür ve beyinde kalıcı nöroadaptif değişikliklere yol açar” ifadelerini kullandı. Başlangıçta kontrol edilebilen isteklerin zamanla arttığını ve kontrol mekanizmalarının bu isteklerle başa çıkmakta zorlandığını söyledi.

Tedavide Temel Yaklaşım: Erişimin Engellenmesi ve Yenilikçi Yöntemler

Bağımlılık tedavisinde temel yaklaşımlardan birinin bağımlılık yapıcı madde veya davranışa erişimin engellenmesi olduğunu belirten Dilbaz, “Özellikle akıllı telefonların yaygın kullanımı, kumar gibi davranışlara erişimi kolaylaştırdığı için tedavi sürecinde önemli bir risk faktörü olarak değerlendirilir” dedi. Bazı durumlarda bireylerin telefon kullanımının sınırlandırılması veya alternatif kontrol mekanizmalarının uygulanması gerekebileceğini aktaran Dilbaz, finansal riskleri azaltmak amacıyla kredi kullanımı gibi davranışların önüne geçilmesinin de tedavi sürecinin bir parçası olduğunu söyledi. Dış kontrol mekanizmalarının, bireyin iç kontrolünün zayıfladığı durumlarda destekleyici rol oynadığını ifade eden Dilbaz, gerekli durumlarda ilaç tedavileri ve bilişsel davranışçı terapiler gibi yöntemlerin de kullanılabileceğini belirtti. Ayrıca, son yıllarda geliştirilen derin transkranial manyetik stimülasyon (TMU) yönteminin bağımlılık tedavisinde öne çıkan yenilikçi yaklaşımlardan biri olduğuna işaret eden Dilbaz, bu yöntemin bağımlılığın beyindeki ödül devreleri üzerindeki etkilerini hedef aldığını ve tedavi sürecinde bireyin bağımlılığı tetikleyen uyaranlara verdiği nörolojik yanıtın incelendiğini açıkladı.

İlgili Haberler

Boşanmada Kardeş Ayrılığı Çocuk Psikolojisini Nasıl Etkiliyor?

haberci

AMH Düşüklüğü Anne Olmanıza Engel Değil: Uzman Uyarıyor

haberci

Kalp Sağlığınızı Koruyun: Küçük Değişikliklerle Büyük Farklar Yaratın

haberci
Yükleniyor....

Bu web sitesi deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanır. Bunu kabul ettiğinizi varsayacağız, ancak isterseniz devre dışı bırakabilirsiniz. Kabul Et Devamını Oku

Gizlilik ve Çerez Politikası